Hande Erçel'den çok Özel Röportaj!

Hande Erçel'den çok Özel Röportaj!

Geçtiğimiz günlerde bir dergiye röportaj veren Hande Erçel nasıl ünlü olduğunu açıkladı...

Oyunculuk kariyeri hakkında bilinmeyenlerle Hande Erçel

Hande Erçel geçtiğimiz günlerde bir dergiye röportaj vererk ünlü olma kariyerine nasıl başladıüını anlattı. Bilindiği gibi Hande Erçel şu günlerde her yaptığı olay ünlülerden aynı zamanda da oyunculuk kariyerine emin adımlarla tırmanmakta bu günlerde. Hande Erçel oyunculukta parlaması "Güneşin Kızları" ile olsada tabiki oyunculuk kariyerine o dizi ile başlamadı. Hande Erçel'in oyunculuk kariyeri daha eskilere dayanmaktadır. Hande Erçel aynı zamanda özel hayatı ile de çok konuşan ünlülerden ve tam anlamıyla gece hayatına düşkün olanlardan. Gece hayatını sevmesinin nedenlerinden bir tanesi de gecenin tamamen onu yansıtması ve kişiliğini ortaya koymasıymış. 

Hande Erçel Röportajı

Hande Erçel röportaja ilk olarak ilk işinden başlayarak başlıyor:

“İlk kez kamera karşısına Tatar Ramazan’da geçtim. Tek bir sahnem vardı. Çoban Ahmet karakterinin ölen kardeşini canlandırmıştım. Bir ölüm sahnesiyle bu işe başladım. Çok sevdiğim yönetmen Cevdet Mercan çekiyordu ve ben heyecandan ne yapacağımı bilememiştim. Ama o sahne bana şans getirdi sanırım.” Daha sonra ‘Çılgın Dershane Üniversitede’de Meryem karakteri ile karşımıza çıkan Hande Erçel ‘şanslı’ olanlardan diyebiliriz. Günümüzde diziler bir bir tükenirken, önce ‘Güneşin Kızları’, şimdi ‘Aşk Laftan Anlamaz’ ile hatırı sayılır bir yükseliş yakalayan güzel oyuncu, işin sırrını şu kelimelerle anlatıyor: “Bir kere senaryo çok önemli. Hikaye her şeyin önüne geçebilir, çünkü işe yön veren odur. Onun dışında ben canlandırdığım karakterlere, sadece senaryoya ve yönetmene bağlı kalmadan kendimden de çok şey katmaya çalışıyorum. Çok önemseyerek ve çok severek yapıyorum işimi. Bütün ekip öyle. Bu da elbette yansıyordur ekrana. İşin böyle sevgi dolu yapılması uzun soluklu olmasındaki en büyük etken bence.” O sırada aklıma takılıyor, ‘Aşk Laftan Anlamaz’ı diğer romantik komedi dizilerinden farklı kılan neydi de bu kadar çok izleniyordu? Cevabı kendisi veriyor; “Aslında bütün romantik komedi dizileri, dünyada da baktığında birbirine benziyor. Sonuçta hepimiz aşık oluyoruz ve hepimizin hissettiği duygular birbirine benziyor. Farkı yaratan doğru yönlendirmek, doğru yazmak, doğru oynamak, doğru çekmek. Ortak duygulara bakış açısında yaratılan farklılık ilgi çekiyor.” O konuşurken sadece bir anlığına karşımda duran bu kişiye dışarıdan bakıyorum. Henüz 23 yaşında biri için bu kadar çok seviliyor olmak ne ifade ediyor olabilir? “Bu sevgiyi kazanmamda ‘Güneşin Kızları’nda canlandırdığım Selin karakterinin çok büyük bir etkisi var. Oynadığım karakterin hitap ettiği kitle kendinden çok şey buldu onda. Ben dahil. O yüzden de gitgide büyüdük. Bu kadar sevilmek benim için çok özel. Bunun süregelmesini sağlamak zorundayım. 33 yaşına geldiğimde hayranlarım da 10 yaş büyümüş olacaklar ve hala aynı şeyi hissediyor olmalarını diliyorum. Her oynadığım karaktere benim bağlandığım kadar bağlansınlar istiyorum. O yüzden bu bana çok büyük bir sorumluluk yüklüyor.” Böylesine ağırbaşlı, ayakları yere basan ve ne dediğinin farkında olan birinin çocukluk hayalini merak ediyorum bu kez. Şu sözlerle anlatıyor küçük Hande dilediklerini; “Dünyayı karış karış gezmek. Ama onun dışında oyunculuk ilk hayalimdi. Başka bir şey istediğimi hatırlamıyorum. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Geleneksel Türk Sanatları Bölümü’nde okuyorum ama İstanbul’a bu iş için geldim. Ailem de hep destek oldu.” İki dizi arasında sadece 10 gün dinlenebilen Hande Erçel’e Hayat karakterine nasıl hazırlandığını soruyorum. “Bir önceki işten çıktığım gibi bu karakteri okudum. Zaten eğitimim devam ediyor hala, hocalarım da beni kampa aldılar. Hayat aslında tam düşündüğüm, hayal ettiğim, oynamak istediğim karakterdi. Ben şöyle bakıyorum bu işe; her yeni karakter yeni bir insan tanımak. Hayat ile çok ortak noktamız var. Ama çok da ayrıyız. O aşık olduğunda hiç tahmin etmediğim yönlerini keşfetmeye başladım. Mesela sevdiği adamın eski sevgilisinin hamile olduğunu öğrenmesine rağmen hala daha peşini bırakmıyor. Kendini çekemiyor. Bu benim yapabileceğim bir şey değil. Dizi ilerledikçe ilk tanıdığımdaki Hayat olmadığını görüyorum. Aşk onu değiştiriyor. Bu da bana daha cazip gelmeye başladı. Ortak noktamız ise hayata başlangıcımız. O da başka şehirden İstanbul’a geliyor ve ailesinden destek istemiyor, kendi başına bir işler başarmak istiyor. İkimizin de hayatları şu an farklı gidiyor. Ama oyunculuk okumasaydım nasıl bir hayatım olurdu onu Hayat’ta görebiliyorum.” Karakterinden ders almak yerine ona ders vermeyi ve kendinden parçalar katmayı seçen başarılı oyuncu, ilk kez bu dizi vesilesiyle tanıştığı Burak Deniz ile olan uyumundan da keyifle söz ediyor; “Hem çok eğlenceli hem çok ağırbaşlı biri. Hiç kavga etmiyoruz. O kadar kendini geliştirmiş ve ne yaptığını, ne istediğini, nerede nasıl davranması gerektiğini bilen biri ki... O yüzden de gerçekten çok sağlam bir dostluk besliyorum Burak’a karşı. Çok güzel bir uyum yakaladık.”

Önceki Zayıflamaya Yardımcı Yiyecekler
Sonraki Migreni Bakteriler mi Tetikliyor ?

0 Yorum

Yorum Yap